Sağlık

Pandemide 3 cilt hastalığına dikkat!

Diğer salgın ve hastalıklar gibi Covid-19 da ciddi psikososyal endişelere neden oluyor. Bu durum kaygı, depresyon, uzun vadede obsesif kompulsif bozukluk (takıntı) gibi sorunların yanı sıra bazı psikosomatik cilt hastalıklarının da tetiklenmesine yol açıyor.

Prof. Dr. Burhan Engin

Psikolojik etkenlerle ortaya çıkan bedensel hastalıklara psikosomatik hastalık denir. Cildimiz stresle tetiklenen psikosomatik hastalıklardan en çok etkilenen organlarımızdan biridir. Bu hastalıklar; biyolojik, sosyal ve psikolojik faktörlerin kompleks bir etkileşimiyle başlar. Kişinin kalıtımsal yatkınlığına ek olarak yaş, cinsiyet, geçmişte yaşadığı olaylar ve günlük sosyal şartlar önemlidir. Hastalık ortaya çıkmadan önce genellikle kişinin üstesinden gelemediği bir psikolojik rahatsızlık dönemi vardır.

SEDEF: Psikosomatik deri hastalıklarının içinde pandemiye bağlı stres nedeniyle tetiklenen hastalıklar arasında en çok sedef (psoriasis) yer alıyor. Sedef hastalarında ise bu dönemde alevlenmeler görülür. Hastalarda depresyon, anksiyete ve obsesyonlar yüksek oranda görülür.

SAÇKIRAN: Pandemi nedeniyle oluşan stres, alopesi (saçkıran) hastalığını da tetikleyebilir. Alopesinin şiddetli formları kişinin estetik görünümünde ciddi bozukluk yarattığı ve tekrarlama eğilimli olduğu için bu süreçten daha çok etkilenir. Pandemi döneminin hastaların psikososyal durumunda, diğer insanlarla olan sosyal ilişkilerinde ve günlük aktivitelerinde olumsuz etkilere yol açtığı gözlenmiştir.

VİTİLİGO: Bu süreçten etkilenen diğer psikosomatik deri hastalığı vitiligodur. Vitiligo, kişinin dış görüntüsünü bozan bir hastalık olduğundan, kişilerde stres, kendine güvende azalma, mutsuzluk ve depresyona sebep olabildiği gibi psikolojik faktörler ile artma eğilimi de gösterir. Bu yüzden hastaların pandemi nedeniyle oluşan stresten uzak durmaları, bir psikiyatri uzmanından yardım almaları gerekir.

NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Psikosomatik deri hastalıklarında, doktorla hasta ilişkisi yetersiz kalmaktadır. Karşılıklı iletişim halinde olmadan psikojenik etkenlerin deri sorunlarına etkisini görmek mümkün olmaz. Farmakolojik tedavide anksiyolitik (kaygı-korku giderici) etkisi olan antihistaminikler ve trisiklik antidepresanlarla başarılı sonuçlar elde edilmiştir.

Hastalarla yapılan psikoterapi seanslarının iyileşmeyi daha da hızlandırdığı gösterilmiştir. Sonuç olarak psikosomatik deri hastalıklarında dermatolog ve psikiyatrist tanı ve tedavi için birlikte çalışmalı, farmakolojik tedaviye ek olarak psikoterapötik yaklaşım gerekir.

Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu