Türkiye

Kandilli Rasathanesi Müdürü Özener’den dikkat çeken deprem açıklaması: Minimum 7,2 şiddetinde olacak

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, “Marmara Denizi’nde bir deprem bekleniyor, şu anda olabilecek depremin büyüklüğü minimum 7,2. O deprem şu anda olabilir, belki 5-20 yıl bekleyebilir. Bunun ne zaman olacağını bilmiyoruz ama yerini ve büyüklüğünü tahmin edebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

“ANADOLU PLAKASI HER YIL BATI’YA DOĞRU 2,5-3 CM HIZLA İLERLİYOR”

Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ise Kandilli Rasathanesi’nin tarihi hakkında katılımcılara bilgi verdi.

Dünya yüzeyinin dinamik bir yapıya sahip olduğunu aktaran Özener, “Anadolu plakası her yıl batıya doğru 2,5-3 santimetre hızla ilerliyor. Ege’de bu hız 3,5-4 santimlere çıkıyor. Bu arada Yunanistan ana karası duruyor ve hatta bize doğru yaklaşıyor. Biz, bir şekilde Avrupa Birliğine gireceğiz ama jeolojik olarak. Ne zaman gireceğimizi mühendislik olarak hesaplayabiliriz.” ifadesini kullandı.

Dünyada 1900 ile 2018 yılının sonu itibarıyla 7’den büyük bin 135 depremin meydana geldiğini belirten Özener, 7 ve üzeri olan 328 depremde bir milyon 903 bin kişinin hayatını kaybettiğini kaydetti.

“O DEPREM ŞU AN DA OLABİLİR”

Depremi önceden belirlemek için çalışmalar yürütüldüğüne işaret eden Özener, şöyle devam etti:

“Bir depremin nerede olabileceğini bilebiliyoruz. Enerji birikmesi, fay uzunluğu, eski tarihsel depremleri bilerek. En son depremde ne kadarlık bir alan kırıldı, ne kadarlık bir enerji açığa çıktı. Şu an ne kadarlık bir yer kabuğu hareketi var, bunları hesaplayabiliyoruz. Bir örnek vereyim, Marmara Denizi’nde bir deprem bekleniyor, şu anda olabilecek depremin büyüklüğü minimum 7,2. O deprem şu anda olabilir, belki 5-20 yıl bekleyebilir. Bunun ne zaman olacağını bilmiyoruz ama yerini ve büyüklüğünü tahmin edebiliyoruz.”

“TÜRKİYE’Yİ ÇOK YAKINDAN TAKİP EDEBİLİYORUZ”

Özener, Erzincan’da 1939 yılında meydana gelen depremin ardından depremlerin batıya doğru kaydığını aktardı.

Depremlerin artmadığına, algılama eşiklerinin düştüğüne işaret eden Özener, “1985’lerde 15 tane deprem algılama istasyonu varken bugün sadece Kandilli olarak 450 istasyonumuz var. AFAD’ın bin istasyonu var. Dolayısıyla Türkiye’yi çok yakından takip edebiliyoruz. Eskiden 3,5’lik depremleri tespit ederken, Kandilli’nin Marmara Denizi’nin içindeki deniz tabanı gözlem istasyonlarında 0,2 büyüklüğündeki depremleri dahi algılıyoruz. Dolayısıyla bu sayı artıyor.” diye konuştu.

Bir katılımcının “Yapay depremler mümkün mü?” sorusuna ise Özener, “Teorik olarak yapay deprem üretebilirsiniz ama kontrollü olarak bir şeyi kırmanız mümkün değil. Çünkü yerin altını bilmiyorsunuz. Onun dışında bir barajın su tutması minik depremlere yol açabiliyor. Doğal gaz aramanız mikro depremlere yol açabiliyor. 3’lük, 3,5’lik depremler üretebiliyor barajlar ve doğal gaz arama operasyonları. Ama ‘kontrollü olarak deprem üretelim, şurayı yıkalım’ falan bu pek mümkün değil.” yanıtını verdi.

JAPON UZMAN AÇIKLAMIŞTI

Japon Deprem Uzmanı Yoshinori Moriwaki, İstanbul yakınlarında yüzde 60 ihtimalle 7,4 büyüklüğünde bir deprem olmasının beklendiğini belirtiyor ve “Olası bir deprem sonrasında Türkiye ve Japonya’da hasar hesapları yapıyoruz. ‘Ne kadar bina çökebilir ya da ekonomi nasıl etkilenebilir’ diye. Devlet ve belediyelerin yaptığı çalışmalar ile Türkiye’nin depreme hazırlıklı olması, hasarı yüzde 70 oranda düşürebilir” diyor.

Japonya Yurtdışı İnşaat Şirketleri Derneği Türkiye Şubesi Genel Sekreteri Yoshinori Moriwaki, Yoshinori Moriwaki, topraklarının yüzde 97’si deprem kuşağında yer alan Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekmiş. Uzman Moriwaki, Samsun’un da fay hattı üzerinde olduğunu ve deprem riski barındırdığını vurguladı. Türkiye’de deprem bilinci oluşturmak için yapılan seminerlerin sayısını az bulduğunu ifade etti. Özellikle çocuk yaşta depreme yönelik tatbikat eğitiminin sıkça yapılması gerekliliğinin önemi üzerinde de durmuş.

“DEPREMİN BÜYÜKLÜĞÜ OLARAK TÜRKİYE, JAPONYA’DAN DAHA ŞANSLI AMA…”

Söyleşiye katılan inşaat mühendisliği ve mimarlık bölümü öğrencilerine seslenen Moriwaki “Japonya’da her yerde yanardağ var. Metrekare olarak Türkiye Japonya’dan iki kat daha büyük fakat nüfusa baktığımızda Japonya Türkiye’nin iki katı. Yani Türkiye’de 1 metrekarede 1 insan varsa Japonya’da 4 insan var. Alan yetersizliği nedeniyle Japonya’da gökdelenler yapılıyor. Fakat Türkiye’de Konya gibi düz bölgeler mevcutken Ankara, İstanbul, İzmir gibi şehirlerde gökdelen yapılanmaları mevcut. Deprem büyüklüğü olarak Türkiye, Japonya’dan daha şanslı ama depremde ölen kişi sayısına baktığımızda Türkiye, dünyada üçüncü sırada yer alıyor. Ben 29 yıldır Türkiye’deyim artık yarı Türk sayılırım, bu ölüm oranını utanarak söylemek lazım”

“DEPREME HAZIRLIKLI OLUNMASI HASARI YÜZDE 70 DÜŞÜREBİLİR”

Marmara Bölgesi’nde 30 sene içerisinde yüzde 60 ihtimal 7,4 büyüklüğünde deprem beklediklerini belirten Moriwaki, “Özellikle 1999 depreminden sonra Marmara Bölgesi’ne 29 cihaz koyduk. İnce ince ölçümler yapıyoruz, 4 bölgede depremin uzun zaman görülmediği noktalar var. Olası bir deprem sonrasında Türkiye ve Japonya’da hasar hesapları yapıyoruz. ‘Ne kadar bina çökebilir ya da ekonomi nasıl etkilenebilir’ diye. Devlet ve belediyelerin yaptığı çalışmalar ile Türkiye’nin depreme hazırlıklı olması, hasarı yüzde 70 oranda düşürebilir”

Kaynak: AA

Haber Videosu: Kandilli Rasathanesi Müdürü Özener’den dikkat çeken deprem açıklaması: Minimum 7,2 şiddetinde olacak

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı
Kapalı